Doğum sonrasında çiftler arasında yaşanan problemler de artış gösterebilir. Kısa vadede sebep Lohusa depresyonu sanılsa da aslında genel sebep bireylerin yeni kimlikleridir. Artık sevgili olmanın yanı sıra anne ve baba kimlikleri de ilişkinin bir parçası haline gelir ve davranış kodları değişir. Peki, bebek sonrası ilişkide yaşanan yaygın problemler nelerdir ve nasıl çözülebilir?

Bebek Sonrası İlişkide Sorunlar

Doğum sonrasında çiftlerin sıklıkla şikayetçi olduğu durumlar şunlardır:

  • İletişimsizlik
  • Bebek bakımı konusunda anlaşmazlık
  • Artan sorumlulukların eşit paylaşılmaması
  • Çift kimliğinin unutulması ve eşler arasında paylaşımın azalması
  • Anne baba kimliğine alışmakta zorlanma ve problemleri eşe yöneltme
  • İlgisizlik
  • Cinsel yaşamın askıya alınması
  • Maddi sorunlarda artış

Peki, bütün bu yaygın problemlerin doğum sonrası ilişkiye zarar vermemesi için neler yapılabilir?

Bebek Sonrası İlişkide Sağlıklı İletişim İçin

  1. Çiftler lohusa depresyonu konusunda araştırma yapmalı ve destek almalıdır. Her 7 kadından 1'inin yaşadığı lohusa depresyonu, profesyonel yardımın yanı sıra eş ve aileden de destek alınması gereken zorlu bir süreçtir. 
  2. Eşit iş bölümüne özen gösterilmelidir. Bebek doğumu sonrasında ev içi emek gerektiren işlerde ciddi bir artış görülür. Ancak, yenidoğan bakımının büyük kısmı annenin üzerinde olduğu için evdeki diğer işleri yapmak yükü arttırabilir ve annenin tükenmişlik hissine kapılmasına neden olabilir. Bu nedenle, bebekle birlikte gelen bakım işlerinin de evdeki diğer görevlerden ayrı olmadığı unutulmamalı ve iş bölümünü eşit yapmaya özen gösterilmelidir.bebek sonrası iletişim
  3. Bebeğin bakımı hakkında babanın da en az anne kadar söz sahibi olduğu unutulmamalıdır. Eşlerin sıklıkla sorun yaşadığı konulardan biri de bebeğin bakımı hakkındaki anlaşmazlıklardır. Ancak, yenidoğan bebek bakımının sorumluluğu genelde anne üzerinde olduğu için, anneler bebek hakkındaki kararların tekelini almaya eğilimli olabilir. Bu durum da tartışmaları körükleyen yanlış bir yaklaşımdır.Çiftler bebeğin nasıl bakılması gerektiğinden, nasıl yetiştirileceğine kadar birçok konuda hemfikir olmalı ve birbirlerine fikirlerini dayatmak yerine, sebep-sonuç ilişkisi kurarak ikna olmayı/etmeyi hedeflemelidir. Dilerseniz Yeni Baba Olacaklara 5 Tavsiye yazımıza da göz atabilirsiniz.
  4. Anne-baba kimliği ile eş/sevgili kimliği karıştırılmamalıdır. Evet, birlikte bebek büyütmek birçok ortak sorun ve konuyu da beraberinde getirir; ancak, ilişkiyi ve iletişimi yalnızca bu eksende döndürmek ilişkideki paylaşımın azalmasına neden olabilir. Bu nedenle, bebeğin o gün ne yaptığını konuşmanın yanı sıra çift olarak karşılıklı duygularınızı, arzularınızı ve problemlerinizi de konuşmayı unutmamalısınız. Yani anne-baba olmak, eş/sevgili kimliğinizi tamamen bir kenara atmanıza neden olmamalı.
  5. Cinsellik konusunda açık olmalısınız. Doğum sonrasında cinsel ilişkinin rafa kaldırılması gerektiği yanlıştır. Birçok durumda annede doğum sonrası cinsel isteksizlik olması normaldir ve zaman tanınmalıdır. Ancak, çiftlerin bu süreci birlikte konuşarak geçirmediği, cinsel istekleri hakkında paylaşımda bulunmadığı durumlarda çiftler arasındaki cinsel paylaşım azalabilir. En doğru yaklaşım her iki tarafın da birbirlerinin düşünce ve arzularını sorması, dinlemesi ve en önemlisi de cinselliğin yalnızca penetrasyondan ibaret olmadığını unutmamasıdır. Dilerseniz Doğum Sonrası Cinsellik yazımıza da göz atabilirsiniz.
  6. Profesyonel yardım seçeneği unutulmamalıdır. Doğum sonrası anne ve baba için hayatlarında yepyeni bir sayfanın açıldığını kabullenme sürecidir. Bu süreçte maddi konulardan artan sorumluluklara ve hatta kimlik bunalımına kadar birçok farklı sorun yaşanabilir. Ancak, hem bireysel olarak profesyonel yardım almak hem de çift terapisine başvurmak önemli bir adımdır. Böylece, çiftler sorunlarını kucaklamayı, aşmayı ve birbirlerine alan açmayı başarabilir ve sağlıklı iletişimlerini sürdürebilirler.

Bebek sonrası ilişkide sorunlar yalnızca bunlardan ibaret değildir. Bebeğin sağlık durumu, maddi durum ve anne-babanın duygu durumlarına bağlı olarak birçok başka sorun ilişkide de problemlere yol açabilir. Ancak, süreci kabullenmek ve yardıma/iletişime açık olmak anahtardır.